Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması sonrasında başlattığı mitinglere devam ediyor.
Mitinglerin bugünkü adresi diploma iptali kararıyla tepki çeken İstanbul Üniversitesi'nin bulunduğu Beyazıt Meydanı oldu.
CHP lideri Özgür Özel'in açıklamasına göre mitinge 160 bin kişi katıldı.
Hıncahınç dolan meydanda, üniversite öğrencileri de söz aldı.
Öğrenciler, mitingde '19 Mart Direnişi' adını verdikleri manifestoyu okudu.
Yurttaşlar, öğrencilerin taleplerini dile getirdiği manifestoya alkış ve sloganlarla eşlik etti.
Öğrencilerin manifestosunun tam metni şu şekilde:
"Dikkat dikkat, öğrenciler konuşuyor. İşlerinden, evlerinden, sokaklardan bizleri izleyen, evlatlarının geleceği için endişelenen tüm Türkiye halkına sesleniyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından öğrenciler olarak 19 Mart Direnişi’nin manifestosunu okuyor, herkesi bu ortak taleplerde buluşmaya davet ediyoruz.
Bizler, doğduğumuz günden beri Erdoğan’ın saray rejiminden başka iktidar görmemiş, yoksulluğun pençesinde varoluş mücadelesi vermek zorunda bırakılmış, iş kazalarında can vermiş gençleriz! Türkiye Cumhuriyeti’nin 81 ilinde, İstanbul Üniversitesi barikatlarından ODTÜ’nün Devrim stadına; Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Anadolu Üniversitesi’ne, onurlu ve özgür bir gelecek için ekonomiden adalete dek her alanda mücadele etmek zorunda kalarak büyüdük.
Bugün ise günlerce AKP’nin zindanlarında tutuklu kalan, sokaklarda işkence gören, tüm karanlığa karşı kampüslerinden meydanlara umudu yeşerten gençler olarak derhal çözülmesi gereken sorunlarımızı buradan dile getiriyoruz!
Dile getirdiğimiz sorunlar ve çözümleri nettir. Bu sorunlar çözülene, sorumlular hakkında gerekli işlemler başlatılana kadar sokakları da kampüsleri de meydanları da terk etmeyeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz!
İktidar rejiminin ve yarattıkları siyasi yargı düzeninin halkın gözünde hiçbir bir meşruiyeti kalmadığı açıktır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, hukukun iktidarın araçlarından biri olarak kullanıldığı bu düzende Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olma özelliğini yitirmiştir. Yaratılan bu hukuksuz, baskıcı tek adam rejiminin son bulması için izlenebilecek en onurlu yol, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bakanlar başta olmak üzere tüm sorumluların istifa etmesi ve TBMM’nin erken seçimi derhal gündemine almasıdır!
Türkiye’de yıllardır yaratılan bu korku imparatorluğuna ve bize reva görülen yaşam koşullarına karşı hala sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz. Bu sisteme kaybettiğimiz tüm kadınlar, çocuklar ve emekçiler için sokaklardayız, vazgeçmiyoruz. Bu ülkenin gençleri olarak mahkûm edildiğimiz yoksulluğu, geleceğimizle oyuncak gibi oynandığını, düşünce özgürlüğümüz üzerindeki ambargoyu, anayasal haklarımızı kullanmamızın nasıl engellendiğini görüyoruz.
Bu ülkede kendimize onurlu bir gelecek inşa edebilmek için buradayız.
Bize böyle davranılmasına izin vermeyeceğiz!"
Tele1
Salim Güran'ın Narin'in kaybolduğu gün yaptığı telefon görüşmeleri ortaya çıktı
AKP'li Meclis üyesi iş yerinin faturalarını belediyeye ödetmiş!
Mahkemenin kurultay kararı Barış Yarkadaş'ı kızdırdı
Interpol’un kırmızı bültenle aradığı İsveç çete lideri Bodrum’da yakalandı
Bakan Koca açıkladı: 27.259 yeni vaka tespit edildi, 27.513 kişi sağlığına kavuşurken, 203 kişi hayatını kaybetti!
İlk 10'dan 92'nciliğe... Bu utanç kimin? Bilimin merkez üssüyken tarikat yuvasına dönüştürüldü!
Annenin anaokulundaki oğlunun beslenme çantasına ne koyduğuna kimse inanamadı
Thodex operasyonunda yeni gelişme: Kritik isim Arnavutluk'ta yakalandı
Kayıplara karıştı! Deprem bölgesinde Bahçeli’yi gören yok...