Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın (Öğretmen Sendikası) taban maaş uygulaması, belirsiz süreli sözleşme talepleriyle İstanbul’dan başlattığı yürüyüş yedinci günde Ankara’ya vardı. Sendika binasına yürümek isteyen öğretmenlerin önü Ziya Gökalp Caddesi üzerinde polis tarafından kesildi. Yürümek isteyen öğretmenlerin gözaltına alındığı belirtildi.
Öğretmenlerin talepleri şöyle:
1) Taban maaş uygulaması
2014’te elimizden alınan, kamu öğretmenlerinin maaşlarını esas alan taban maaş hakkımız geri tanınmalı. Özel sektör öğretmenlerini yoksulluğa ve patronların keyfi uygulamalarına mahkûm eden ücret politikalarına son verilmelidir.
Patronların “piyasa koşulları” bahanesiyle emeği değersizleştirmesine artık izin verilemez.
Eğitim emeği, ucuz işgücü değildir!
2) Belirsiz süreli iş sözleşmesi
Öğretmenlik, mevsimlik değil; süreklilik gerektiren bir meslektir.
Ancak özel sektörde çalışan öğretmenlerin büyük çoğunluğu her yıl ya istifaya zorlanmakta ya da sözleşmenin yenilenmemesi tehdidiyle karşı karşıya kalmakta ve iş güvencesinden yoksun bir şekilde çalıştırılmaktadır.
Bu uygulama; öğretmeni susturmak, hak talep etmesini engellemek ve sürekli bir baskı altında tutmak anlamına gelmektedir.
İstiyoruz ki öğretmenler her eğitim-öğretim yılı başında “Bu yıl sözleşmem yenilenecek mi?” kaygısı taşımadan, güvenle işine odaklanabilsin.
3) Eğitim ve güzel sanatlar işkolu kurulması
Bugün özel sektörde çalışan öğretmenler, 10 No’lu Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar işkolunda yer almakta ve bu durum, bizleri fiilen grev ve toplu iş sözleşmesi hakkından mahrum bırakmaktadır.
Bu işkolu, öğretmenlik mesleğinin özgün niteliklerini ve kamusal sorumluluğunu yansıtmamakta; öğretmenleri büro çalışanı gibi değerlendiren, haklarımızı kısıtlayan bir yapıya sahiptir.
Eğitim ve Güzel Sanatlar İşkolu adıyla ayrı bir işkolu oluşturulmalı; öğretmenlerin grev ve TİS hakkı başta olmak üzere tüm sendikal hakları güvence altına alınmalıdır.
4) Kamu ile özlük haklarında eşitlik
Bugün kamu öğretmenleri ile özel sektör öğretmenleri arasında ciddi bir hak uçurumu vardır:
Maaşlarda devasa farklar,
Yaz tatili hakkının gaspı,
Sendikal baskılar,
Yeşil pasaport
İş güvencesinin olmayışı,
Emeklilik, kıdem tazminatı, izin ve sosyal haklardaki eşitsizlikler…
Oysa biz aynı müfredatı uyguluyoruz.
Aynı çocuklara, aynı sınıflarda, aynı kazanımlar için ders veriyoruz.
Birimiz güvenceli, diğeri güvencesiz olamaz!
Birimiz anayasal haklara erişirken diğerimiz bu haklardan mahrum bırakılamaz!
Eşit işe eşit hak ilkesi acilen hayata geçirilmeli; tüm öğretmenler, kamu ya da özel ayrımı olmaksızın eşit haklara kavuşmalıdır.
Tele1
Atatürk fotoğrafına saygısızlık yapılan okulun 'Aile Birliği'nde Bilal Erdoğan'ın yer aldığı ortaya çıktı
Belgrad Ormanı'ndan kaybolan mimar Ece Gürel'in akrabası: "İş yerinde baskıyla istifaya zorlandı"
AKP’li başkan 25 milyonluk ihaleyi şirketine verdi
Esenyurt Belediyesi'nde kayyıma tepki! Genel Koordinatör Ali Gökmen görevi bıraktı
23 Nisan'da skandal müsamere! Çocuklara 'Enerci' şarkısı eşliğinde Dilan Polat'ın gözaltına alınma anı oynatıldı!
Türkiye ve KKTC zorbalığa izin vermedi, BM kuvvetleri topraklardan temizlendi!
“Kıbrıs’ı fethetti” dekan olamadı!
Canan Kaftancıoğlu: "Sizlerden tek bir şey istiyorum. Kimsenin adamına oy vermeyin"
Gözde müteahhitlere 200 milyar dolarlık kıyak
Ebubekir Şahin 'Ayrım yapmıyoruz demişti', İlhan Taşcı tabloyu paylaştı: Muhalif kanallara 38, yandaşlara 3 ceza