Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan şehir plancısı Tayfun Kahraman'ın sağlık durumu alarm veriyor. Eşi Dr. Meriç Demir Kahraman, gerçekleştirdikleri son görüş sonrası yaptığı açıklamada, hem eşinin ağırlaşan sağlık tablosunu hem de hukuk sistemindeki tıkanıklığı gözler önüne serdi. "Adalet" vurgusu yapan Kahraman, iktidara ve muhalefete net bir çağrıda bulundu.
İşte satır satır o çarpıcı açıklama:
Meriç Demir Kahraman, cezaevi koşullarının ve ayrılığın getirdiği fiziksel tahribatı şu sözlerle anlattı:
"Bugün 196. kez Vera ile birlikte Tayfun'u cam ardından 1 saat görmek için Silivri'deydik. Tayfun'un alnındaki kabuk tutmuş yarık yaralarına, kemikleri çatlamış eline dokunamadık bile…"
Kahraman, neden Adli Tıp Kurumu'na (ATK) tahliye için başvurmadıklarını, kurumun "infaz erteleme" mantığına dikkat çekerek şöyle açıkladı:
"Tüm kamuoyu ile paylaşmak isterim; Adli Tıp Kurumu yetkisi gereği kişilerin adil yargılanıp yargılanmadığı ile ilgilenmez; hukuken gerçek suçlular haklarında verilmiş cezaları sağlık koşullarından bağımsız olarak hayatlarının son günlerine kadar çekmek zorundadır. Adli Tıp Kurumu ancak ve ancak hayatlarını tek başına sürdüremeyecek ve son günlerini yaşayan kişiler hakkında onlara refakat edecek yakınları cezaevine alınamayacağı için tahliye ile infaz erteleme kararı vermektedir. Bu koşulda dahi kişiler iyileşmeleri halinde cezaevine geri dönerek infazları devam etmektedir. Bu nedenle, Adli Tıp Kurumu'na herhangi bir başvurumuz yok ve olmayacak."

Tayfun Kahraman'ın 22 yıldır mücadele ettiği MS hastalığının cezaevi koşullarında nüksettiğini belirten Meriç Demir Kahraman, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) daha önceki kararlarını hatırlatarak hukuk devletinin gereğini şu ifadelerle sordu:
"Evet, Tayfun 22 senedir Multiple Skleroz hastası ve şu anda hastalığı akut atak döneminde; ancak Tayfun Allah'a çok şükür ki ölüm döşeğinde değil ve ömrünün son günlerine kadar cezaevinde kalması gereken azılı bir suçlu değil. Anayasa Mahkemesi kararı ile hukuken de tescillendiği üzere Tayfun adil yargılanmamış, suçlu olduğuna dair hakkında en ufak bir delil olmayan masum bir insan ancak dahası bu insan MS hastası. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti ise ve Anayasamız yürürlülükte ise olması gereken; ikinci AYM başvurumuzun ivedilikle karara bağlanması, derece mahkemesinin Anayasa'ya uyması, Tayfun'un yeniden ve bu kez adil yargılanmak üzere tahliye edilerek tedavisinin de hastane ve ev koşullarında sağlanmasıdır."
Kahraman açıklamasını, TBMM çatısı altındaki tüm siyasilere yaptığı şu çağrıyla bitirdi:
"Neredeyse 4 senedir eline bir çakıl taşı alıp kimseye fırlatmamış masum bir insan ailesinden, ilk ve tek çocuğundan mahrum, sağlığı ile de sınanır haldedir. Başta tüm hukukçular, tüm siyasi parti genel başkanları ve TBMM çatısı altında görev yapan tüm milletvekillerine sesleniyorum; Adalet istiyoruz. Adaletten başka bir şey istemiyoruz."
Donarak Şehit olan askerin ailesinin yaşadığı yer...746 izlenme
Mehmet Baransu'ya 19 yıl 6 ay hapis cezası!61 izlenme
Emeklilere bayram ikramiyesi şoku! Beklentiler 10 bin TL'ydi, masadaki rakamlar hayal kırıklığı yarattı33 izlenme
'Lise Terk' Türkiye: Eğitim-Bir-Sen 2025 raporu yayımlandı20 izlenme
10 yılda 149 milyar dolar buharlaştı!44 izlenme
Ebubekir Sifil'den Diyanet'e skandal çağrı! "Yılmaz Özdil ve Cüneyt Akman'ın cesetleri camiye sokulmasın"59 izlenme
Türk Telekom böyle battı! Filmler filmler…156 izlenme
Zeydan Karalar hakkındaki iddialar çürütüldü: Uzman raporları "mesnetsiz" dedi24 izlenme