Orta Doğu’daki savaş Türkiye’deki tüm ekonomik dengeleri alt üst etti. İktidarın uyguladığı ekonomi programı adeta çöktü. Enflasyon başta olmak üzere, büyüme, cari açık hedefleri tutmayacak. Türkiye’nin risk primi de tekrar yükselişe geçerken, Merkez Bankası rezervleri de düşüyor.
Ekonomist Mahfi Eğilmez, Orta Vadeli Program’ın (OVP) temel varsayımlarının küresel fırtına karşısında geçerliliğini yitirdiğini belirterek ekonomi yönetimine kritik bir “Gerçekle yüzleşme” çağrısında bulundu.
Mahfi Eğilmez, kişisel bloğunda yazdığı ‘Zor Oyunu Bozar’ değerlendirmesinde şu tespitlere yer verdi:
"Ekonomi yönetimi bazen fırtınada güneşli günlerin haritasına bakmak ister. Oysa rüzgâr yön değiştirdiğinde, eski hesaplar artık işe yaramaz. Petrol fiyatları tavan yaparken, faizler ve risk primleri yükseliyor, bütçe dengesi ve dış denge kırılganlaşıyor. Başlangıçta öngörülen program, gerçeklerin ağırlığı karşısında artık geçerliliğini yitirdi. Zaman, eski planları savunma zamanı değil, yeniden gerçekçi hesaplar yapma zamanıdır. Gerçek değişmişken programın değişmemesi, artık bir tercih değil, bir hatadır.
OVP’de 2026 için Brent petrolün ortalama 65 dolar olacağı varsayılmıştı. Oysa bugün fiyatlar 110 doların üzerine çıktı. Bu, devasa bir sapmayı gösteriyor. Petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artış, dolaylı etkilerle cari açığı 3.54 milyar dolar artıracak ve enflasyonu 11.5 puan yukarı itecek.
Türkiye’nin dış borçlanma maliyetinin yüzde 6.1 düzeyinden yüzde 7’nin üzerine çıktığını görüyoruz. Bu artış, yalnızca kamu kesimi için değil, özel kesim için de finansman maliyetlerinin belirgin biçimde arttığı anlamına geliyor.
Para politikasını da yeniden bu tahmine göre ayarlamak gerekecek. Merkez Bankası, savaşla birlikte politika faizi olan yüzde 37 ile haftalık repo fonlamasını askıya alarak, yüzde 40 faizli gecelik borç verme kanalına yöneldi. Bu değişiklik, bileşik faiz hesabıyla borçlanma maliyetinin yaklaşık 4 5 puan artması anlamına geliyor. Yani maliyetler sadece kâğıt üzerinde değil, fiilen de artmış durumda.
Enflasyon oranı tahmininin yılsonu için artık yüzde 16 ya da 15 21 aralığı gibi bir yerde tutulması bu koşullar altında gerçekçi değil. Zaman geçirmeden oranı yüzde 25 düzeyi olarak yeniden tanımlamak gerekir.
Artan petrol fiyatları, yükselen faizler ve ekonomik aktivitedeki yavaşlama bütçe üzerinde ek baskı yaratacak. Bu nedenle OVP’de yüzde 3.5 olarak öngörülen bütçe açığının GSYH’ye oranının yüzde 5’in üzerine çıkması şaşırtıcı olmayacak.
OVP’de yılsonu için öngörülen 22 milyar dolarlık cari açığın iki katına yaklaşması sürpriz sayılmamalı.
Dış talepteki zayıflama ve ihracat pazarlarındaki daralma da eklendiğinde, büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi beklenmeli. OVP’de öngörülen yüzde 3.8’lik büyüme hedefinin aşağı yönlü revize edilmesi zorunlu.
NEFES
Et fiyatlarında dudak uçuklatan artış24 izlenme
Silahlanma çağrısı yapan çete lideri provokasyona devam ediyor: 'Kudurun ulan'302 izlenme
Yangın şehitlerinin araçlarının görüntüsü ortaya çıktı: Kaçtıkları yerde alevlerin arasında kalmışlar90 izlenme
Manifest'in konser görüntülerine de erişim engeli37 izlenme
Havada füze, karada kaos: Yüz binler mahsur kaldı26 izlenme
Muhtarın skandal kararına AKP'li belediye başkanı sahip çıktı: 'Saygı duyuyorum'39 izlenme
Tamer Karadağlı'nın Gezi Parkı eylemleri sırasında yaptığı konuşma: "Günlerdir buradayım, olmaya da devam edeceğim"35 izlenme
MB Başkanı Gaye Erkan’dan 110 milyar dolar itirafı37 izlenme