Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 21 Mayıs tarihli 'mutlak butlan' kararı ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ve parti organlarının yetkilerine son verilirken, karar CHP içerisinde büyük bir ayrışmaya neden oldu.
Özgür Özel'e yönelik desteği ile bilinen CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, 24 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi'ne yapılan polis müdahalesine karşı direnen isimlerin başında gelmiş, polisin CHP'nin kapısını girerek binayı tahliye etmesinin ardından gözyaşlarına hakim olamamıştı.

Dün sosyal medya hesabı üzerinden Yunanistan'da olduğunu gösteren paylaşımlarda bulunan Tanal, kısa sürede iktidar medyasının hedefi haline geldi. CHP içerisinde yaşanan 'mutlak butlan' tartışmaları sırasında yurt dışına tatile gittiği iddiasıyla CHP'li seçmene hedef gösterilen Tanal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile neden yurt dışına çıktığını açıkladı.
'TATİLE DEĞİL ARABAMI ALMAYA GİTTİM'
Tanal, 'mutlak butlan' kararının ardından CHP kapalı grubunda TBMM Grup Başkanlığı seçimi yapılacağını öğrendiğinde aracıyla Arnavutluk'ta olduğunu, haberin ardından apar topar ilk uçakla Türkiye'ye geldiğini ve bu nedenle otomobilini yurt dışında bıraktığını belirterek, aracını yeniden Türkiye'ye getirmek amacıyla yurt dışına çıktığını belirtti.
Tatile gitmediğini, kara yoluyla Türkiye'ye dönerken yol üzerinde olması nedeniyle Selanik'te bulunan Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu evi ziyaret ettiğini belirten Tanal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı ile ilgili yargı sürecinin ve sonrasında yaşanan gelişmelerin planlandığı dönemde ben Türkiye’de değildim. Aracım Arnavutluk’taydı ve Balkanlar’da kara yoluyla seyahat ediyordum. Genel Merkezimizin çağrısı ve Grup Başkanvekilliği seçimi nedeniyle aracımı Arnavutluk’un başkenti Tiran’da güvenli bir yere bıraktım. Ardından hava yoluyla Ankara’ya geldim. Esenboğa Havalimanı kayıtları da bunu açık ve net şekilde göstermektedir.
Seçim tamamlandıktan ve Genel Merkezimize yönelik yaşanan müdahaleler sonrasında tekrar Esenboğa Havalimanı’ndan uçağa binerek Tiran’a döndüm. Şimdi de bıraktığım aracımı alarak kara yoluyla Türkiye’ye dönüyorum. Pasaportumdaki giriş-çıkış kayıtları, uçuş kayıtları ve tüm resmi belgeler ortadadır.
Gizli saklı hiçbir şey yoktur.
Buna rağmen bir otelde birkaç saat dinlenmem üzerinden algı operasyonu yapılmaya çalışıldığını hayretle görüyorum. Arnavutluk’tan hareket ettikten sonra uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından Selanik’te mola verdim. Bu sırada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ettim. Kültür Bakanlığı yetkilileriyle ve Konsolosluk görevlileriyle görüştüm.
Her şey açıktır.
Her şey şeffaftır.
Her şey kayıt altındadır. Şimdi soruyorum:
Benim yol yorgunluğu nedeniyle birkaç saat dinlenmem neden bu kadar büyütülüyor?

Siz benden uykusuz şekilde direksiyon başında kalmamı, trafik kazası yapmamı, kendi canımı ya da başkalarının hayatını tehlikeye atmamı mı bekliyordunuz?
Trafik kuralları sürücülere gerektiğinde dinlenmeyi emreder. Bu bir tercih değil, sorumluluktur. Ben hayatım boyunca hukuka, kurallara ve kamu düzenine saygı göstermiş bir insanım.
Yolculuk sırasında dinlenmek de en doğal hakkımdır. Herkesin dinlenme hakkı varsa benim de dinlenme hakkım vardır. Bir otelde birkaç saat uyumayı tartışma konusu yapmak gerçekleri değil algıları konuşmaktır.
Ben tatilde değildim.
Ben eğlencede değildim.
Ben binlerce kilometrelik bir kara yolculuğundaydım. Kaldı ki, hadi bir an için tatilde olduğumu kabul etseniz bile; Bu suç mu? Bu günah mı? Bu ahlaksızlık mı?
İnsanların dinlenmesini, uyumasını ve yol güvenliğini sağlamasını suç gibi göstermeye çalışmak hangi vicdana, hangi ahlaka ve hangi hukuk anlayışına sığar?

Siyaset bu kadar kirli olmamalıdır. Siyaset bu kadar ahlaksızlaştırılmamalıdır. Bir insanın otelde kalmasını, birkaç saat uyumasını siyasi malzeme haline getirecek kadar çaresizleşen bir anlayışın millete verebileceği hiçbir şey yoktur.
Ortada ne hırsızlık vardır,
ne yolsuzluk vardır,
ne rüşvet vardır,
ne kamu zararına yol açan bir işlem vardır,
ne de bir başkasının hakkına ve hukukuna zarar veren bir davranış vardır.
Soruyorum:
Hırsızlık mı yaptım? Rüşvet mi aldım? Yolsuzluk mu yaptım? Bir kişinin hakkını mı yedim? Bir kişinin canına mı kastettim?
Hayır.
Yaptığım tek şey, binlerce kilometrelik kara yolculuğunda trafik güvenliğini ve insan hayatını önceleyerek dinlenmek olmuştur. Asıl sorgulanması gereken benim birkaç saat dinlenmem değil, bundan siyasi rant ve siyasi malzeme çıkarmaya çalışan anlayıştır. İnsan hayatını korumak sorumluluktur.

Bunu suç gibi göstermeye çalışmak ise vicdansızlıktır. Şu an yeni uyandım. Sosyal medyada yapılan paylaşımları gördüm. Kahvaltımı yaptıktan sonra Yunanistan’dan Türkiye’ye doğru yola çıkacağım.
Ali Erbaş 'caiz değil' demişti: Diyanet, Kripto para işine girdi
Türk burgeri satmayan Suudi şirket Türkiye’de sektör lideri!
CHP’li Canan Kaftancıoğlu İstanbul’daki son durumu açıkladı!
Suya sabuna dokunmadan temizlik nasıl yapılır ? Araplar kısa yolunu bulmuş !
Hilafet çağrısı yapan şahıslar hakkında suç duyurusu! 'Laik Cumhuriyet düşmanları at koşturuyor'
Polisin sistemi kitlenince dayanamadı: AKP'nin ülkeyi getirdiği duruma bak
Narin dosyasını bir de adli tıp uzmanın Hakan Kar'dan dinleyin: "Önceden balçık hazırlanmış, bir yuva yapılmış"
Eşi vekil olunca talih yüzüne güldü, yükseldikçe yükseldi!
Kim demiş 'Bademler para yemesini bilmiyor' diye !
2018 Türkiye’sinin fotoğrafı '3 bin 250 kişilik işe 9 bin 700 kişi başvurdu!'
AKP'li belediyeden 30 Ağustos töreninde skandal!
Halk plajları halka kapanıyor!
Gaziantep'te 'hibe' tartışması: Kentte ulaşım krizi varken otobüsler Halep'e
Öğretmenler odasındaki “sürtük” tartışması yumruklu kavgayla bitti! Milli Eğitim Şube Müdürü okulu bastı, öğretmeni yumrukladı!