İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu birçok ismin yargılandığı İBB Davası’nda 6’ncı hafta, 20’nci duruşmayla devam ediyor. Davada dosya kapsamı Beyoğlu Belediyesi dosyasının da eklenmesiyle genişlerken sanık sayısı 400’ün üzerine çıktı. Tutuklu isimlerin sayısı ise, son tahliyelerle birlikte 89’a geriledi.
İBB Davası sürerken çoğunluğu Silivri’de olmak üzere aylardır cezaevinde tutuklu bulunan bazı isimlerin savunmalarında, cezaevi koşullarına ilişkin kan donduran ifadeler yer aldı.

Davada geçtiğimiz savunma yapan İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz, sözlerinin sonunda Silivri’deki cezaevi koşullarını ve tanık olduğu bir olayı aktardı. Yılmaz, “Koğuşta 10 kişi iki aydan fazla yerde yattık. Tüm eşyalarımız çöp poşetindeydi. Bu poşet bende travma yarattı çünkü bizim bölümden iki kişi öldü. Birinin eşyaları kapıya çöp poşetiyle konuldu. Diğeri benim elimde öldü, kalp krizi geçirdi, dilini yuttu, morardı. Kapıyı yumrukladık ama gözümüzün önünde öldü. Sonra onun eşyalarını da çöp poşetine koyduk ve kapıya bıraktık” ifadelerini kullandı.
Ulaş Yılmaz, ifadelerinin devamında “Ayrıca koğuşta çoğu hasta yaşlılar var. Duşlarını, ilaçlarını alamıyorlar.” sözlerini sarf etti.
Geçtiğimiz hafta savunma yapan bir diğer isim olan şehir plancısı Nuri Cem Ceylan ise, “Koğuşta 60 kişiyiz, ilk karşılaştığımız şey keneler oldu. 2026 yılında hâlâ kenelerle uğraşıyoruz. Günlerce ranzanın altında yattım. Koğuş çok dar, yaklaşık bir buçuk kulaç. Yemekler soğuk. İlaç istememize rağmen gelmiyor. İlaçlı suyla duş alıyoruz, vücudumuz yara içinde” ifadelerine yer verdi.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, tutuklu isimlerden Güldem Şık’ın avukatı ise, dikkat çeken bir iddiada bulunarak yaşamı boyunca antidepresan kullanmamış müvekkili hakkında “intihar şüphesi” gerekçesiyle tecrit uygulandığını ifade etti. Şık’ın avukatı, “‘Biz sana ilaç veremeyiz, sen ağzını mazgala yaklaştır biz sana mazgaldan ilacı ağzına vereceğiz’ gibi insanlık onurunu ayaklar altına alan uygulamalara maruz kaldı.” ifadelerini kullandı.
İBB Akıllı Şehirler Müdürlüğü personeli İsmet Korkmaz ise, mahkemedeki savunması sırasında uyuşturucu suçundan tutuklu kişilerle aynı koğuşta olduğunu ifade etti ve “70 kişilik bir ortamda altı aydır yerde yatıyorum. Bu durum beni psikolojik olarak çok yıprattı. Ailem Erzurum’dan İstanbul’a taşınmak zorunda kaldı. Gelirimiz olmadığı için zor şartlarda yaşamaya çalışıyorlar” sözlerini sarf etti.
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in tutuklu oğlu Mustafa Keleş’in avukatı ise, müvekkilinin iki kez verem karantinasında kaldığını, bu süreçte doktorla bile görüşemediğini ve cinayet suçları koğuşunda olduğunu bildirdi.

Reklamcı Yusuf Utku Şahin ise 6 aydır cezaevinde olduğunu ifade ederek “İlk haftalarda ağır hastalandım. O 60 kişinin içinde yatıyorum. Koğuştakiler bile halime acıyıp yardım etti. Vücudumda yaralar çıktı. Revire çıkmak, uzaya mekik göndermek kadar zor. Defalarca dilekçe verdim ancak uzun süre sonra çıkabildim. İlla ölüme mi yaklaşmak gerekiyor?” dedi.
Tutuklu isimlerden Kahraman Yeşilyurt’un avukatı ise, 2 hafta önceki tahliye talebinde “21 kişilik koğuşta 75 kişi kalıyorlardı. Üç kez bayıldı. Sonuncusunda kalabalık sayesinde fark edilip düşmekten kurtuldu. Normalde ‘kalabalık yüzünden’ denir ama buna ‘sayesinde’ demek zorundayım çünkü müvekkilimin hayatı kurtuldu” ifadelerine yer verdi.
İmamoğlu'nun avukatı soruşturmanın ayrıntılarını açıkladı: "Villalarla ilgili tek soru sorulmadı!"32 izlenme
AUDI'den indi 'Asgari ücrete zam yok' dedi22 izlenme
2026 yılı bütçesi açıklandı: Vergiler yine faize gidecek14 izlenme
CHP’li belediyelerden öğrencilere kırtasiye desteği29 izlenme
GAZBİR: Doğalgaz fiyatlarında artış kaçınılmaz141 izlenme
Merdan Yanardağ 'Rejim taşınabilir olmaktan çıktı, toplumun boğazını sıkıyorlar!'60 izlenme
Kredi kartı borcundan takibe düşenlerin sayısı patladı!55 izlenme
Üreticiden tabutlu eylem! ‘Fındık öldü ruhuna Fatiha’ yazdı, yayın yaptı37 izlenme