Türkiye’de emeklilik sistemi artık sadece aylık maaş tartışmalarıyla açıklanabilecek sınırları çoktan aştı. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya gazetesindeki "30 yıllık ikramiye bir torunun yıllık özel okul masrafına yetmiyor" başlıklı yazısında, yıllarca devlete veya özel sektöre hizmet eden milyonların emeklilik birikimlerinin eriyişini anlattı.

Kamu çalışanlarının 30 yıllık hizmet sürelerinin ardından aldıkları emekli ikramiyeleri ilk bakışta "milyonluk" rakamlar gibi görünse de, büyükşehirlerdeki emlak piyasasının yanına bile yaklaşamıyor.
Erdursun'un paylaştığı resmi ikramiye tutarları ile büyükşehirlerdeki konut fiyatlarının karşılaştırmalı tablosu şu acı gerçeği ortaya koyuyor:
Tekniker: Yaklaşık 1 milyon 49 bin TL,
Üniversite Mezunu Memur: Yaklaşık 1 milyon 217 bin TL,
Öğretmen, Hemşire, Avukat ve Şube Müdürü: Yaklaşık 1 milyon 488 bin TL,
Başmüfettiş: Yaklaşık 1 milyon 513 bin TL,
Vali: Yaklaşık 1 milyon 940 bin TL.
Peki, bu ikramiyeler piyasada ne anlama geliyor? İstanbul'da ortalama bir konut fiyatının 7 milyon TL'ye, İzmir'de 6 milyon TL'ye ve Ankara'da 4,5 milyon TL'ye dayandığı günümüz şartlarında; 30 yıllık bir öğretmenin ya da hemşirenin ikramiyesi İstanbul'da ortalama bir evin ancak yüzde 20'sine, Ankara'da ise yüzde 30'una karşılık gelebiliyor.
Erdursun, ülkedeki fiyat algısının ne kadar bozulduğunu çok çarpıcı bir örnekle açıklıyor:
Günümüzde bazı özel okulların yıllık eğitim ücretleri 1 milyon TL sınırına ulaşmış durumda. Başka bir deyişle, bir memurun 30 yıl boyunca sabah akşam çalışarak, kamu hizmeti üreterek ve vergi ödeyerek hak ettiği toplu ikramiye, bugün torununun sadece 1 yıllık özel okul masrafını bile karşılamakta zorlanıyor.
Toplu ödemelerdeki erime yalnızca kamu çalışanlarını değil, özel sektördeki beyaz ve mavi yakalı işçileri de vuruyor. Sistem, yüksek maaş alan çalışanların birikimlerini korumasına izin vermiyor:
Tavan Engeli: Brüt aylığı ne kadar yüksek olursa olsun, çalışanlar 64.948,77 TL olarak uygulanan kıdem tazminatı tavanına takılıyor.
Adaletsiz Hesap: Aynı işyerinde 25 yıl çalışan asgari ücretli bir işçi yaklaşık 825 bin TL kıdem tazminatı alırken; maaşı asgari ücretin tam 9 katı (brüt 297 bin TL) olan bir başka çalışan, tavana takıldığı için 25 yılın sonunda sadece 1 milyon 623 bin TL alabiliyor. Yani 9 kat fazla kazananın tazminatı, devletin koyduğu sınır yüzünden ancak 2 kat artabiliyor.

Bir dönem Türkiye'sinde emekli ikramiyesi veya kıdem tazminatı denildiğinde akla ilk olarak "bir ev almak", "çocukları evlendirmek/okutmak" ve "yaşlılık dönemini güvenceye almak" geldiğini anımsattı.
Özgür Erdursun, yüksek enflasyon, konut fiyatlarındaki astronomik yükseliş ve gelirlerin aynı hızda artmaması nedeniyle bu birikimlerin reel anlamda tamamen eridiğini vurguladı. Erdursun, toplumun her kesiminin tek bir ortak soruda birleştiğini belirterek "30 yıl çalışmanın karşılığı gerçekten bu mu?" diye sordu.
Minguzzi ailesini tehdit eden şahsın ifadesi ortaya çıktı! Bu nasıl bir savunma?38 izlenme
Yeni Zelanda'da süpermarket sırası ve Türkiye'de 1000 TL'lik yardım için PTT önünde bekleyenlerin sırası !245 izlenme
İsrail ordusu Gazze'nin güneyindeki Refah kentinin doğusunda yürüttüğü kara operasyonu ve askeri hareketliliğe ilişkin görüntü yayınladı41 izlenme
Belediyenin milyonluk ihalesi AKP’li başkanın yeğenlerine gitti!43 izlenme
Sedat Peker’in asla affetmeyeceği üç kişi! Listenin ilk sırasında şaşırtan isim... "Cennet vaat etseler bile..."28 izlenme
Maskede 1 milyar dolarlık fırsat kaçtı114 izlenme
İhale verildi: Devletin şirketi SADAT'a emanet!49 izlenme
Kılıçdaroğlu'nun vaatleri arasında yer alan KYK kredilerinin faizlerinin silinmesini öngören "torba" kanun teklifi kabul edildi62 izlenme
Sedat Peker'in 'çökme' iddiasıyla gündemdeydi: Binlerce daire inşa eden 20 yıllık şirket iflas etti
Tasarruf kamuya uğramadı kemer sıkmak yine halka kaldı
Dünya basını yerel seçimi böyle gördü: Erdoğan iktidarı için bir darbe
Millet İttifakı'nın Beyoğlu Seçim Koordinasyon Merkezi'ne saldırı!