Akbelen ormanlarında yaşanan ağaç kesiminin sadece çevreyi değil su kaynaklarını da olumsuz etkilendiğini söyleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, il genelindeki orman alanlarının yüzde 65'inde maden arama ruhsatı olduğunu ve tüm bu olumsuzluklara karşın kenti korumak için mücadele ettiklerini söyledi. Gürün, şöyle konuştu:
“Ülkemizin içinde bulunduğu bu zor dönemde Muğla'mızın ağaç kesimleriyle anılarak gündemde kalması ülkemiz ve kentimiz adına bizi de üzüyor ve çok derinden yaralıyor. Kamuoyuna Akbelen ormanlarında ağaçların kesilmesi üzerinden yerleşen ve hukuki olarak bizim de müdahil olduğumuz bu konuyu yalnızca ağaç kesimi olarak değerlendirmemek gerekiyor. Muğla'nın yüzde 68'i ormanlardan oluşuyor ve yapılan araştırmalara göre bu orman arazilerinin yaklaşık yüzde 65'ine maden arama ruhsatı verilmiş durumda.”
“EN ÇOK SU KAYNAKLARINI ETKİLİYOR”
Madenciliğin ülkelerin refahı ve ekonomik döngüsünün sürdürülebilirliği açısından önemli bir sektör olduğunu, ancak insanların hayati ihtiyaçlarına ve doğaya zarar vermemesi gerektiğini vurgulayan Başkan Gürün, “Akbelen ve benzer yerlerde yapılan madencilik çalışmaları maalesef en çok su kaynaklarını etkiliyor. Su kaynaklarının kirlenmesi bir yana tamamen yok olmasına da neden oluyor. Bugünlerde daha ağır hissetmeye başladığımız su kaynaklarının yetersizliğinin eğer gerekli tedbirler alınmazsa önümüzdeki yıllarda çok daha ağırlaşacağını düşünüyorum. Bu yüzden Su Bakanlığı kurulmasının gerekliliğine her platformda dikkat çekiyorum. Su Bakanlığı kurulmalı ve madencilikle ilgili bütün ruhsat ve diğer izinler nihai olarak Su Bakanlığınca onaylanır hale gelmeli” diye konuştu.
“BUGÜN AKBELEN YARIN FARKLI BİR YER”
İşin bir de termik santraller ve yıllardır bu santralden ekmeğini kazanan, evini geçindiren emekçilerle ilgili boyutu olduğunu dile getiren Başkan Gürün şunları söyledi:
* Ülkemiz 2053 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ve sıfır emisyon hedefine ulaşmak için Paris Anlaşmasını imzaladı. Çevre için büyük önem taşıyan bu anlaşma doğrultusunda termik santrallerin kademeli olarak kapatılarak temiz enerjiye dönülmesi amaçlanırken hükümet tarafından bu yönde atılmış herhangi bir adım veya uygulamaya konan bir takvimin olmaması endişe veriyor.
* Bunu yaparken kimseyi işinden etmeyecek şekilde bir yasal düzenleme yapılarak termik santrallerde görev yapan emekçilerin hiçbir hak mahrumiyetine uğramayacağı şekilde farklı kurumlarda ve yerel yönetimlerde istihdam edilmesine yönelik tedbirler de alınması gerekiyor.
* Sonuç olarak Akbelen olayı yalnızca ağaç kesimiyle sınırlandırılamayacak kadar önemli ve bir an evvel ülke genelinde tedbirler alınmasını gerektirecek su, çevre ve insan etkileri olan sorunların bizim kentimizdeki bir yansımasıdır.
* Dün Kaz Dağları bugün Akbelen yarın farklı bir yer. Tartışılması gereken konu farklı noktalardaki spesifik olaylar ve işlemler değil suyumuz, doğamız ve insanımız zarar görmeden yapılması gereken acil bir sistem değişikliği ve düzenlemedir. Biz her zaman olduğu gibi yine çevremiz, suyumuz ve insanımız için her türlü gelen hukuki mücadeleyi vermeye devam edeceğiz.
Sözcü
Diyanet altın varaklı Kuran bastıracak40 izlenme
7.837 yerli kepenk indirdi, yabancı 8.661 şirket kurdu!108 izlenme
Okullara verilecek temizlik malzemesi ihalesi ‘21B yöntemiyle’ 20 gün önce kurulan şirketin oldu!53 izlenme
Erdoğan, kutuplaştırmaya devam ediyor: Pazar günü Sisi mi diyeceğiz Binali Yıldırım mı?88 izlenme
Sen misin gerçekleri söyleyen! RTÜK, canlı yayında bu sözleri söyleyen Selçuk Tepeli hakkında soruşturma başlattı!41 izlenme
İsrafın boyalısı: Araç başına 65 bin TL29 izlenme
Başkan İmamoğlu’ndan bir ilk: Temel atmama töreni yapacağım!224 izlenme
İlker Başbuğ'a FETÖ çıkışı nedeniyle hapis istemi35 izlenme
Narin cinayeti davasında sanık Enes Güran'dan gündeme bomba gibi düşecek sözler!
Zengin ile yoksul arasındaki uçurum derinleşiyor: Lüks otomobil satışları 3 kattan fazla büyüdü! "Aynı ülkedeyiz ama dünyalarımız farklı!"
Prof. Şenol’u ‘tehdit eden’ şüphelinin ifadesi ortaya çıktı: "Limonata gönderdim"
'Ayhan Bora Kaplan villa ve araba aldı' denilen Yargıtay üyesi ilk kez konuştu: "Yemekteydik, yanıma geldi, 'sürekli mekanlarım basılıyor' dedi"