Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Hakkında çıkan iddiaları yalanlayan Yavaş'ın paylaşımı şu şekilde:
Son günlerde şahsım, siyasi tutumum ve gerçekleştirdiğim görüşmeler üzerinden çeşitli yorumlar yapılmakta; iddialar ve senaryolar üretilmektedir. Bu nedenle bazı hususları hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net biçimde kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Ben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Ankara halkının bana verdiği görev; siyasi dedikoduların peşinden gitmek, her gün üretilen senaryolara cevap yetiştirmek değil; Ankara’nın sorunlarını çözmek, yatırımlarını hayata geçirmek ve 6 milyon vatandaşımıza hizmet etmektir.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin de tek gündemi Ankara’dır. Sayın Cumhurbaşkanını Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladım ve görüşme talebimi bizzat kendilerine ilettim. Bu talebimize olumlu dönüş sağlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz görüşmede; Ankara’nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık. Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı. Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı.
Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımının önünü açmak ve Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm.
Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardı. Dolayısıyla Ankara için gerçekleştirilmiş, amacı ve içeriği son derece açık olan bir görüşmenin başka anlamlara çekilmesini doğru bulmuyorum.
Gelelim siyasi konulardaki tutumumun her gün televizyon ekranlarında farklı senaryolarla tartışılmasına… Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisimizde bir seçim gerçekleştirdik. Dışarıdan bakıldığında bazı şeyler çok kolay görünebilir. Ancak yaşayan bilir. Belediye meclislerindeki dengeleri, belediye başkanlarının hangi şartlar altında görev yapmaya ve hizmet üretmeye çalıştığını işin içinde olanlar çok iyi bilir.
Üsküdar’da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin tasvip etmeyeceği, onaylamayacağı olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde Belediye Meclisi toplanamadı. Bütün bunları görmezden gelemeyiz. Belediye başkanlarımız zaten ağır ekonomik şartlarla, vatandaşlarımızın haklı hizmet beklentileriyle ve merkezi idareyle çözülmesi gereken meselelerle uğraşıyor. Bunların üzerine siyasi tartışmalar belediye meclislerine taşındığında şehirlerimize hizmet üretmek çok daha zor hale geliyor. Ben tam da bu nedenle ısrarla sağduyu diyorum.
Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık. Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum. Çünkü bugün normal bir dönemden geçmiyoruz. Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu görüyorum. Bunun zaman içerisinde dineceğine inanıyorum. Ancak bugün itibarıyla bu öfke ve kırgınlığın henüz ortadan kalkmadığı da bir gerçektir. Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum. Hele benim üzerimden, iki tarafı destekleyen insanların yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmayı hiç istemiyorum.
Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; mümkün olduğunca düşürmek, sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir. Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır. Ben de o zemini korumaya çalışıyorum. Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem. Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da bu tutumumdan rahatsız olduklarını ifade eden herhangi bir söylem tarafıma iletilmemiştir. Benim durduğum yer açıktır. Sağduyunun olduğu yerdeyim.
Gerilimi artırmak yerine azaltmanın, ayrışmayı büyütmek yerine konuşabilmenin doğru olduğuna inanıyorum. Son olarak, her gün televizyon ekranlarına çıkarak şahsımla ilgili “kulis bilgisi” adı altında gerçeği yansıtmayan iddialar ortaya atan bazı gazetecilere de seslenmek istiyorum:
Biz sizi yalanlamaktan bıktık. Siz yalan söylemekten bıkmadınız. Siyasette ne düşündüğümü, nasıl bir tutum alacağımı ya da hangi kararı vereceğimi öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir. Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz."
NEFES
Sedat Peker gündeme getirmişti: Kemer Country’nin golf sahaları adım adım imara açılıyor!71 izlenme
Okullar kapatıldı, köyler imamlara terk edildi!238 izlenme
Atatürkçü Düşünce Derneği'nde Babacan 'depremi'255 izlenme
AKP, 'kendi projesini' CHP sununca reddetti!60 izlenme
Abdülhamit'in torunundan Meclis'e skandal çağrı: Laikliğe karşı çıkılmasını istedi42 izlenme
25 benzin istasyonu, 33 restoran 33 AVM! Bu nasıl kıyak?81 izlenme
Her 3 kişiden 2'si aynı durumda! Vatandaşın 1 ay bile geçinecek birikimi yok!67 izlenme
Zamlardan sonra taksicilerden ağır sözler: 'Üzerimdeki gömlek 8 senelik. Hâlâ aynı gömleği giymek zorundayım. Ben haftanın 7 günü 24 saati çalışıyorum. Zam zulüm her şey onlara ait'55 izlenme
'Türkiye nereye gidiyor?' sorusu üzerinden gündeme damga vuracak Erdoğan analizi!
Aksaraylı börekçi durumu özetledi! 'Vatandaş ucuz olsun diye boş börek soruyor, biz de çıkarmaya başladık'
YENİ Parti'den AKP'ye çağrı: "Bakanlar, bakan yardımcıları, vekiller var! İsimlerini siz açıklayın"
En çok oy kaybeden parti belli oldu: Çarpıcı sonuçlar!