CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinde kur riskinin giderek arttığını savundu. Hükümetin döviz krizini geciktirmeye yönelik politikalar izlediğini öne süren Karabat, bu yaklaşımın enflasyonda kalıcı iyileşme sağlamadığının altını çizdi.
Ekonomide para arzının hızla büyüdüğünü belirten Karabat, buna karşın döviz kurunun çeşitli araçlarla baskılandığını dile getirdi. Bu durumun para arzı ile döviz kuru arasındaki ilişkinin bozulmasına yol açtığını söyleyen Karabat, söz konusu makasın giderek açıldığını kaydetti.

Bölgesel gelişmelerin de sermaye hareketlerini etkilediğini ifade eden Karabat, yabancı yatırımcıların çıkış yapması ve yerli yatırımcının dövize yönelmesi halinde Türkiye’nin "tarihteki en büyük kur krizlerinden biriyle" karşı karşıya kalabileceğini savundu. Karabat, risklere karşı hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi ve ekonomide yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Karabat'ın sosyal medya hesabından yaptığı 12 maddelik paylaşım serisi şu şekilde:
1) AKP, halk için bir kalkınma programı uygulamak yerine, döviz krizini engelleyecek ve hükümete kesintisiz finansman sağlayacak politikalar uygulamaktadır. İşsizlik, derin yoksulluk, gelir adaletsizliği gibi konularla ilgilenmezler.
2) Bu nedenle enflasyonda kalıcı bir iyileşme göremiyoruz. Sanayileşemeden hizmet sektörü ağırlıklı bir ekonomiye hızla geçiyoruz. İthalata ve sıcak paraya bağımlılığımız ileri seviyede. Zengin olmadan zengin gibi tüketiyoruz. Bunun bedeli ağır olacak.
3) Bir tarafta para arzı genişlemeye devam ederken, diğer tarafta enflasyonla mücadelede neredeyse tek araç olarak kurun tutulması tercih ediliyor. Bu iki politika aynı anda yürütüldüğünde ise ekonomik dengelerde önemli çelişkiler ortaya çıkıyor.
4) Dövizin çeşitli araçlarla baskılanması, enflasyonun gerçek nedenini ortadan kaldırmaz; yalnızca fiyat artışlarının bir bölümünü geciktirir veya gizler. Bu nedenle döviz kurunun tutulması aslında enflasyonu düşürmekten çok enflasyonun görünümünü geçici olarak yumuşatan bir mekanizma haline gelir.
5) Ekteki tabloya dikkatinizi çekmek isterim. Piyasadaki para arzı (TRM2) ile döviz kurunu karşılaştırdık. Buradaki veriler bize önemli ipuçları veriyor.
6) TRM2, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan en geniş para arzı göstergelerinden biridir. Dolaşımdaki nakit, vadesiz mevduat ve tasarruf hesaplarını kapsar. Basitçe söylemek gerekirse ekonomide harcanmaya hazır toplam TL miktarını gösterir. TRM2 ne kadar hızlı büyürse piyasadaki para bolluğu da o kadar artar.
7) Türkiye’de uzun yıllar boyunca TRM2 ile döviz kuru arasında güçlü bir ilişki vardı. Piyasadaki TL arttıkça kur da buna paralel hareket ederdi. Ancak son yıllarda bu ilişki bozuldu. TRM2 hızla büyümeye devam ederken dolar kuru aynı ölçüde artmıyor.
8)Bunun temel nedeni kurun çeşitli araçlarla baskılanması. Sonuçta para arzı ile kur arasındaki makas açılıyor ve bu durum ekonomide biriken dengesizliklerin ileride daha sert fiyat hareketlerine dönüşme riskini artırıyor.
9) Düşük kur politikası belirli bir noktada enflasyonu dizginlediği için savunulabilir. Ancak sonuçta enflasyon düşmüyor, halk yoksullaşıyor. “Kur düşük tutulacak” sözü verilen yabancılar carrytrade ile yüksek faizlerini alıp gidiyor. Soruyorum, kim bu işte kazançlı?
10) Enflasyonun kalıcı biçimde düşmesi için para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların birlikte çalışması gerekir. Para arzı kontrol altına alınmadan, bütçe disiplinini güçlendirmeden ve üretim verimliliğini artırmadan yalnızca kur üzerinden enflasyonla mücadele etmek sürdürülebilir bir çözüm üretmez.
11) Geçmiş dönemlerde para arzı ile dolar arasındaki makas belirli bir noktaya gelince devalüasyon oluyordu. Şu anda aradaki fark yüzde 40 civarında ve yüzde 50’ye ulaştıkça devalüasyon riski büyüyor. Bu hızda devam ederse eylül ayında risk en tepe noktaya ulaşmış olacak.
12) Yabancılar İran savaşı ile varlıklarını satıp çıkmaya başladılar. Yerli yatırımcı da dövize yönelirse, tarihteki en büyük kur krizlerinden birisini yaşayabiliriz. Bu nedenle önce hukukun üstünlüğü ve iç barış, sonra ekonomide yapısal reformlarla gelecek şoklara hazırlıklı olunabilir.
CHP'ye veda sonrası Özgür Özel'den ilk paylaşım: "İstikameti milletle belirledik. Yolumuz açık olsun! Bu yolun sahibi de, gücü de millettir"22 izlenme
Şaka değil gerçek: Çiftçiye ‘niye ektin’ cezası geliyor58 izlenme
Asgari ücret maratonu yarın başlıyor: İşçiler masada yok25 izlenme
Ekrem İmamoğlu: "Atatürk’ün askerlerinin her zaman yanında olacağım"36 izlenme
Almanya’da pasaport krizi büyüyor: Türkler gider ama dönemez!74 izlenme
Rusya Devlet Televizyonu: "3’üncü Dünya Savaşı başladı"57 izlenme
Ekrem İmamoğlu “Hükümeti değiştirmemiz gerekiyor”48 izlenme
Sağlık Bakanlığı açıkladı: 1443 yeni vaka tespit edilirken, 3 kişi hayatını kaybetti, 1274 kişi sağlığına kavuştu!42 izlenme
Gıda skandalında yeni perde: Türkiye'den giden ürünler Almanya'da raflardan toplatıldı
'Uyuşturucu bağımlıları tarikatlara yönlendiriliyor'
Kemal Kılıçdaroğlu, hayatımın en büyük projelerinden biri diyerek duyurdu: “Atatürk Havalimanı'nı uzay ve havacılığın merkezi yapacağız”
Plaketi görünce masaya uçtu: Faslı ve Cezayirli diplomatlar Japonya’da birbirine girdi!