Gelir erimesi nedeniyle geçinmek her geçen gün daha da zor hale geliyor. Vatandaşın dışarıda oturup yemek yemesi, bir fincan kahve içmesi bile imkansız hale geldi. Türkiye’de en düşük gelir grubu neredeyse eve kapandı. Parasızlık nedeniyle gençler sosyalleşme mekanı olarak gördükleri kafelerden uzaklaşıyor.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) ‘Cafe latte ekonomisi: Bir fincanda iki Türkiye’ başlıklı çalışmasına göre, en düşük gelir grubu, yüksek fiyatlar nedeniyle 2016’dan bu yana kafelerin müşteri kitlesinden uzaklaşıyor. Son yıllarda lokantaotel harcamalarının toplam tüketim içindeki payı özellikle dar gelirlilerde düşüşe geçti.
20162025 döneminde pay, en yoksul yüzde 20’de 1.4 puan, ikinci yüzde 20’de 0.1 puan gerilerken, en zengin yüzde 20’de 0.8 puan arttı. En yüksek ve en düşük gelir grubu arasındaki fark 2025’te 5.2 puana çıktı. En alt gelir grubu, fiyatlar hızla yükselirken harcama payını da düşürüyor.
Ancak en zenginlerde bu oran düşse de en yoksul kesimin 2 katından fazlaya denk geliyor. Kamuoyu kafelerin dolup taştığını konuşurken sektörün reel tüketim payı geriliyor. En alt gelir grubu sektörün müşterisi olmaktan çıkıyor.
Araştırmaya göre, Türkiye’nin kafe ekonomisi tartışmasında asıl mesele fincanın içindekiler kadar, onu kimin tuttuğudur. Aynı kuşağın bir bölümü espressoyu çekerken çok daha büyük bölümü sütü köpürtmekte, ikisi arasındaki ücret makası 2022’den bu yana hızla açılıyor. Araştırmada, filtre kahve tek bileşen olarak konumlanıyor.
Cafe latte’de ise küçük bir espresso dozunun üzerine büyük hacimde süt eklenir. Burada espresso, küresel pazara açık, yüksek ücretli ve hızla büyüyen, ancak istihdam yaratma kapasitesi sınırlı kalan bilgiyoğun çekirdeği temsil ediyor. Süt ise düşük ücretli ve düşük katma değerli olan.
TEPAV araştırmasına göre, Türkiye’de kayıtlı yemeiçme iş yeri sayısı 2010’da 62 bin iken 2025’te 159 bine çıktı. Yani her 10 bin kişiye düşen kayıtlı yemeiçme iş yeri sayısı da aynı dönemde 8.5’ten 18.5’e yükseldi.
2014’te yeme içme sektöründe her 16 çalışandan biri üniversite mezunuyken bugün her 8 çalışandan biri üniversite mezunu. Yiyecekiçecek hizmetlerinde yükseköğretim mezunlarının payı 2014’te yüzde 6.2 iken 2025’te yüzde 12.9’a çıktı.
Ancak TEPAV’a göre, sektörde bu yükselme bir beceri yükselmesine karşılık gelmiyor. Sektörde çalışan üniversite mezunlarının yüzde 68.8’i büro, hizmet, satış ve nitelik gerektirmeyen meslek gruplarında, yani eğitimlerinin altındaki işlerde çalışıyor ve düşük ücret alıyor.
NEFES
Özgür Özel Çorum'da sert çıktı: "Bizden selam bile alamaz"29 izlenme
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu İBB’ye dava açtı! "Taciz suç olmaktan çıkarılsın!"45 izlenme
Büyük şirketlere af simitçiye bile peşin vergi! Bu meslekleri yapanlardan vergisi peşin alınacak54 izlenme
Kahreden liste... O bebeklerin nasıl öldürüldükleri ortaya çıktı52 izlenme
İzmir'de grev kararı alan sendika yöneticisinin 58 akrabası belediye çalışanı çıktı27 izlenme
Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde gerginlik! Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in konuşması engellendi36 izlenme
Sağlıkta kriz büyüyor: Kanser hastalarının ilaçlara erişimi zorlaşıyor39 izlenme
Türk hacker’lardan Yunanistan’a siber şok!108 izlenme
Erdoğan imzaladı: Kamuya ait malların haraç mezat satışı gün geçtikçe hızlanıyor!
Herkes Ne Olduğunu Anlamaya Çalışıyor... 83 milyon Fazla Pusula, Sayısı Bilinmeyen Yabancı Seçmen... Sandıkta Şüpheli Sorular...
13 yıl boyunca CHP'yi yöneten Kemal Kılıçdaroğlu, kamera karşısına geçip partisini hedef aldı
İstanbul'un 220 metre yüksekliğindeki kulesi icradan satıldı