İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim saldırısının ardından Gazze, Lübnan ve Suriye’de kontrol ettiği alanın yaklaşık 1000 kilometrekareye ulaştığı bildirildi.
Financial Times’ın hesaplamalarına göre İsrail güçleri, Gazze, Lübnan ve Suriye’de yeni askeri pozisyonlar oluşturdu. Kontrol edilen alanın, İsrail’in 1949 sınırlarının yaklaşık yüzde 5’ine denk geldiği belirtildi.
Bu süreçte Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, ülkenin en büyük güvenlik zafiyetlerinden biri olarak görülen 7 Ekim saldırısının ardından daha saldırgan bir askeri doktrin oluşturduğu ifade edildi.
Financial Times’ın hesaplamalarına göre yaklaşık 1000 kilometrekarelik alanın yarısından fazlası Güney Lübnan’da bulunuyor.
İsrail güçlerinin burada bazı bölgelerde 12 kilometreye kadar ilerlediği ve yetkililerin “güvenlik bölgesi” olarak tanımladığı bir hat oluşturduğu belirtildi.
İsrail’in amacının Hizbullah’ı sınırdan uzaklaştırmak ve örgütün İsrail sınırındaki yerleşimlere tanksavar füzeleriyle saldırmasını zorlaştırmak olduğu ifade edildi.
Netanyahu, geçen ay yaptığı açıklamada bu tampon bölgenin yakın işgal ve tanksavar ateşi tehdidini ortadan kaldırdığını savunarak, “Onlar bizi ateş çemberiyle kuşatmak istedi, biz güvenlik çemberi oluşturduk” dedi.
Kontrol edilen alanın geri kalanının Gazze ve Suriye arasında bölündüğü aktarıldı.
Gazze’de İsrail güçlerinin, Filistin bölgesinin yarısından fazlasını kontrol ettiği belirtildi. İsrail’in ayrıca kendi kontrolündeki bölge ile Hamas’ın kontrolünde kalan alanı ayıran “Sarı Hat”ın ötesinde ek bir tampon bölge uyguladığı ifade edildi.
Birleşmiş Milletler’den bir yetkiliye göre bu ek bölgenin derinliği yaklaşık 50 ila 100 metre arasında değişiyor. Bu durumun, Gazze’deki 2 milyon kişinin savaş öncesi bölgenin yaklaşık yüzde 40’ına sıkışmasına yol açtığı belirtildi.
Suriye’de ise İsrail’in, Esad rejiminin çöküşünden yararlanarak ülke içinde sınırdan birkaç kilometre ileride bazı noktalarda pozisyon aldığı ifade edildi.
Ancak Gazze ve Lübnan’dan farklı olarak, Suriye’de ne İsrailli ne de Suriyeli yetkililerin askerlerin tam olarak nerelerde bulunduğuna ilişkin açık haritalar yayımladığı belirtildi.
Financial Times, bölgedeki doğrulanmış İsrail Savunma Kuvvetleri üslerini haritalandırarak İsrail’in Suriye’deki mevcut askeri varlığını hesapladı. Buna göre alan, kuzeyde stratejik Hermon Dağı’ndan güneyde 70 kilometreden fazla uzaklıktaki Maariyah yakınlarındaki terk edilmiş Suriye ordu üssüne kadar yaklaşık 233 kilometrekarelik bölgeyi kapsıyor.
İsrail ordusu bu hesaplamalara ilişkin yorum yapmayı reddederken, birliklerin “sınır bitişiğindeki alanlarda ve çeşitli operasyon bölgelerinde” konuşlandırıldığını bildirdi.
Haberde, İsrail güçlerinin üç bölgede de yalnızca konuşlandığı noktalarla değil, hava saldırıları, topçu ateşi, baskınlar ve gözaltılar yoluyla ek kara parçaları üzerinde de kontrol etkisi kurduğu belirtildi.
Güney Lübnan’da İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü ve askerlerinin bulunduğu bölgelerin kuzeyindeki bazı alanlar için Lübnanlılara tahliye uyarıları yaptığı aktarıldı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın, Litani Nehri’ne kadar olan bölge üzerinde bu yöntemle kontrol kurulacağını söylediği ifade edildi.
Suriye’de de İsrail güçlerinin sınır yakınında aldığı pozisyonların ötesinde baskınlar düzenlediği, bu baskınlardan birinin Suriye topraklarının 50 kilometre içine kadar uzandığı kaydedildi.
İsrailli yetkililerin Gazze’de kalıcı bir tampon bölge oluşturma niyetini açıkça dile getirdiği belirtildi.
Habere göre İsrail, Gazze’nin İsrail sınırı boyunca uzanan geniş bölümlerini yerle bir etti. Ancak Lübnan konusunda İsrail’den farklı mesajlar geldiği ifade edildi.
Netanyahu, geçen ay İsrail güçlerinin “ayrılmayacağını” söylerken, ordu son haftalarda sınır yakınındaki köyleri tamamen yıkmaya başladı. Katz’ın bu operasyonu “Gazze’deki model” ile karşılaştırdığı aktarıldı.
Buna karşılık diplomatlar, İsrailli yetkililerin özel görüşmelerde İsrail’in Lübnan’da toprak hedefi olmadığını söylediğini belirtti.
Netanyahu’nun eski ulusal güvenlik danışmanı ve Washington merkezli Jinsa düşünce kuruluşunda görev yapan Yaakov Amidror, İsrail’in Gazze’de “bir mil ile iki kilometre arasında” bir tampon bölgeyi kalıcı olarak elinde tutmasını beklediğini söyledi.
Amidror, İsrail güçlerinin Lübnan’da “en azından Hizbullah’ın silahsızlandırılacağı aşamaya kadar” kalacağını ifade etti. Ancak Lübnanlı yetkililer ve analistler, bunun yakın zamanda gerçekleşmesine şüpheyle yaklaşıyor.
Amidror’a göre Suriye’de ise İsrail daha esnek davranabilir. İsrail’in burada zaten mevcut olan bir tehdide değil, sınıra yakın bölgelerde düşman aktörlerin yerleşmesini önlemeye yönelik tampon bölge oluşturduğunu belirtti.
Bölgedeki yetkililer kamuoyu önünde İsrail’in topraklarındaki varlığını kabul etmeyeceklerini vurguluyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, geçen ay İsrail ile yapılan doğrudan görüşmelerin ardından hedeflerinin “İsrail’in çekilmesini sağlamak” olduğunu söyledi.
Ancak habere göre, özel görüşmelerde bazı yetkililer mevcut düzenlemelerin kalıcı hale gelme riskini kabul ediyor. Bir Lübnanlı yetkili, İsrail’in sürekli olarak Lübnan topraklarına doğru ilerlediğini ve kimsenin buna engel olmadığını belirterek, İsrail’in Güney Lübnan’ı “arka bahçesi” gibi görmek istediğini söyledi.
Bölgedeki endişeleri artıran unsurlardan biri de İsrail hükümetindeki aşırı sağcı isimler ile yerleşimci hareketinin önde gelen temsilcilerinin İsrail’in mevcut sınırlarının ötesine uzanan toprak hedeflerini dile getirmesi oldu.
Aşırı milliyetçi Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in de aralarında bulunduğu yerleşimci liderlerin, İsrail’in Gazze’de yeniden Yahudi yerleşimleri kurmasını talep ettiği belirtildi. Netanyahu kabinesindeki bakanların yaklaşık üçte birinin 2024’te bu konudaki bir konferansa katıldığı aktarıldı.
Yerleşimcilerin Gazze, Suriye ve Lübnan’a girerek varlık göstermeye çalıştığı da ifade edildi.
Smotrich’in daha önce Litani Nehri’nin İsrail ile Lübnan arasında “yeni sınır” olması gerektiğini söylediği hatırlatıldı. Litani Nehri, en derin noktasında İsrail-Lübnan fiili sınırının yaklaşık 30 kilometre kuzeyinden geçiyor.
Geçen ay Netanyahu’nun Likud partisinden bir milletvekilinin öncülüğündeki 20 kişilik milletvekili grubu da hükümete Litani’nin güneyindeki tüm bölgenin işgal edilmesi ve Lübnanlı nüfustan arındırılması çağrısı yaptı.
Bu görüşlerin İsrail siyasetinde azınlık pozisyonunda olduğu belirtilse de, bölge ülkelerinde ciddi endişe yarattığı ifade edildi.
Haberde, İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerini yıllar içinde sürekli genişletmesinin, komşu ülkelerdeki kaygıları artırdığı vurgulandı.
Bir Arap diplomat, Gazze, Lübnan ve Suriye’de yerleşim kurulması yönündeki çağrıların bugün “aşırı ve azınlık görüşü” olarak görülebileceğini ancak Batı Şeria’da bugün yaşananların da 20 yıl önce benzer şekilde aşırı bir pozisyon sayıldığını belirtti.
Diplomat, bunun İsrail toplumundaki yönelimi gösterdiğini ifade etti.
NEFES
İBB’nin ihale cinliği!71 izlenme
AKP'nin kendisini dolandırdığını öne süren vatandaştan dikkat çeken pankart30 izlenme
Bakanlıklardaki bazı bürokratların çift maaş aldığı iddiasına Bakan cevap verdi150 izlenme
Epstein davasında korkunç iddia! 17 Ağustos depreminde kaybolan çocuklar ABD’ye mi kaçırıldı?60 izlenme
İyi Parti'den bomba iddia!342 izlenme
Faizler kredide beklerken mevduatta düştü19 izlenme
Din tacirinden skandal sözler: "Sohbete gelmeniz, Allahın huzurunda 1000 sene namaz kılmanızdan daha sevap, bin sene oruç tutmaktan daha sevap"30 izlenme
CHP’li Yavuzyılmaz’dan Bakan Uraloğlu’na çok sert ‘Cinayete teşebbüs’ tepkisi: "Kanal İstanbul güzergâhındaki patlatmaları durdurun"15 izlenme
Rusya Akkuyu Nükleer Santrali'ne el koydu! Turhan Çömez gizlenen olayları açıkladı 'Rusların artık Türkiye'de bir üssü var!'
Erdoğan'a 'faşist, diktatör' diyen Tezcan: Konuşmaya devam edeceğim, korkanların dili olacağım
CHP'li Ahmet Akın: Vatandaş tek odada sobayla ısınıyor!
İşin rengi değişti! Bu haberi okumadan maske almayın