Ankara’da düzenlenen suikast sonucu hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil birçok siyasi parti lideriyle görüşerek Sinan Ateş “siyasi cinayetinin üzerindeki karanlık elin bulunması” için destek talep etmiş, genel başkanları makamında ziyaret ederek 1 Temmuz günü yapılacak olan ilk duruşmaya davet etmişti.
Karahasanoğlu, bugün yayınlanan “Sinan Ateş’in eşi, HDP ile hatta Kandil ile ne zaman görüşecek!” başlıklı yazısında, “Solcular vurup, suçu başkalarına atıyor olmasınlar? Bu CHP, bu Cumhuriyet gazetesi, bu Birgün gazetesi… Sinan Ateş’in acılı eşinin sözlerini manşete taşıyorlarsa acılı eş kendisine sormalı, ‘Ben nerede hata yapıyorum'” ifadelerini kullanmıştı.
Söz konusu yazıya Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’ten yanıt gecikmedi. Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Ateş, “Size bu ısmarlama yazıyı her kim kaleme aldırdıysa siz de ona bir ayva ısmarlayın. Damağı tadına alışsın” dedi.
Sayın Ali İhsan Karahasanoğlu, pek hâkim olmadığınız dosya hakkında size birkaç bilgi verip yazınızdaki eksikleri gidermek isterim.
Öncelikle, “tetikçiyi Ankara’ya getirene kadar, hatta İstanbul’a geri götürene kadar hepsi içeride.” demişsiniz. Fakat tetikçinin taşındığı 06 AT 5021 plakalı tahsisli araçtan bahsetmemişsiniz. Belki de bu detayı size söylememişlerdir.
Sonra şöyle devam etmişsiniz: “Kim bilir belki de cinayetin gerçek azmettiricileri, bu olay üzerinden oluşturacakları algı operasyonlarını yürütmek için, bugün yaşadığımız gelişmeleri de önceden planlamışlar, yazmışlardır.” Ancak hemen ardından kendi kendinizi yalanlamak pahasına azmettiricinin belli olduğunu bizim hayalî bir azmettirici ürettiğimizi söylemişsiniz. Ben kocama karşı gerçekleştirilen bu menfur cinayetin azmettiricilerinin kimler olduğunu savcılıkla da kamuoyuyla da paylaştım. Siz duymamışsınız. Dosyası ayrılan 17 kişiye bakın. İsimlerini orada bulabilirsiniz.
Soruyorum size Ali İhsan Karahasanoğlu: Tolgahan Demirbaş nasıl bir azmettiricidir ki –yine iddianamedeki delillere dayanarak konuşuyorum Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’dan bu alçak suikastin hazırlık aşamasında Sinan Ateş hakkında bilgi toplaması için sürekli talimat alıyor.
Yazınızın devamında elimizde bir belge olmadığını ima etmiş, eğer elimizde bir belge varsa neden savcılığa vermediğimizi sorgulamışsınız. Burada da bilgisizliğiniz ön plana çıkmış. Çünkü biz dosyadaki delillerin, ifadelerin neden iddianameye girmediğini, 17 kişinin soruşturmasının hangi sebeple bu iddianameden ayrıldığını, bütün delillerin niçin tek bir çatı altında toplanmadığını, bütün şüphelilerin hangi maksatla aynı iddianamede ele alınmadığını sorguluyoruz. Yani deliller zaten savcılıkta var. Anlayacağınız o ki çoktan çözülmüş bir cinayet, bir karanlık el tarafından sürüncemede bırakılarak zaman kazanılmaya çalışılıyor.
“Ardından acılı eş, Ülkücü düşmanlarına ziyaretlerde bulunuyor onlarla görüşmeler yapıyor.” sözlerinizin Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef almadığını varsayıyor, buna ilişkin bir yorum yapmıyorum. Ama size şunu sormadan da geçemiyorum: Ne yapayım. Bir baş sağlığı dilemeyenlerin, kocamı katledenlerin kapısına mı gideyim. Ki siz de yazınızda, şu anda tutuklu bulunan Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılarının, MHP yöneticisinin, MHP milletvekili adayının hükmünü “bu suça karışanların hepsi içeride” diyerek vermişsiniz.
Kaleme aldığınız yazıda kendinizle sürekli çelişmiş, bir satır önce söylediğinizi bir satır sonra yalanlamışsınız. Bunun sebebinin olay hakkında bilgi sahibi olmamanız olduğunu düşünüyorum. Keşke bu alçak suikastin öncesine ve sonrasına ilişkin biraz daha bilgi toplayıp yazınızı öyle kaleme alsaydınız. Bu sizin için daha doğru, daha hakkaniyetli olurdu.
Yazınızı da şu şekilde noktalamışsınız: “Bu CHP, bu Cumhuriyet gazetesi, bu Birgün gazetesi… Sinan Ateş’in acılı eşinin sözlerini manşete taşıyorlarsa. Acılı eş kendisine sormalı: “Ben nerede hata yapıyorum”
Hayır, ben şunu soruyorum: Sinan’ın ömrünü verdiği davayı güden medya kuruluşları neden bu alçak suikastin aydınlanması için çaba harcamıyor. Neden Sinan, hiç öldürülmemiş gibi davranıyor.
Yazdıklarımı okumayı bitirdiyseniz size bu ısmarlama yazıyı her kim kaleme aldırdıysa siz de ona bir ayva ısmarlayın. Damağı tadına alışsın.
Kaynak: İHA
Tele1
Adliyeyi soyan Erdal Timurtaş, Atatürk düşmanı Fesli'nin hayranı çıktı15 izlenme
Yolunu kaybeden bitkin haldeki yavru karaca polis merkezine sığındı!34 izlenme
İBB'den yandaş medyanın iddialarına yanıt "39 ilçede 100 bin çocuğa ara vermeden süt dağıtıyoruz"49 izlenme
Sayıştay Milli Eğitim Bakanlığı’nın milyonluk usulsüzlüğünü yakaladı!536 izlenme
Milyonlarca vatandaşın beklediği haber! Emekliye bayram ikramiyesinde yeni formül24 izlenme
Zam yağmuru hem açık hem gizli devam ediyor! Ürünlerin gramajlarını düşürdüler!124 izlenme
Ekonominin özeti Mehmet Şimşek’in yediği kumpirde gizli! Yüzde 131 zam geldi38 izlenme
Zehirlenme vakasında yeni detaylar! İşte adım adım gelen ölüm!22 izlenme
Ankara’da gizli sığınak görüntüleri ortaya çıktı! Sığınakta 10 oda 15 salon 10 koridor ve 12 tuvalet var
15 bin kaçak Türk sınırdan döndü
Erdoğan'ın Sisi arşivi: "Katil", "darbeci", "zalim", "diktatör", "Asla aynı masaya oturmam" ve Ankara'da havalimanında sıcak karşılama
Emekli ve memur maaşı zamlarında enflasyon oyunu mu yapıldı?